Kayseri Gayrimenkul Taşınmaz Kamulaştırma Fiili El Atma Bedel Tespit Davarları

Kamulaştırma ile ilgili idare ihtiyaç duyduğu taşınmazları toplum yararına kullanabilmek için bedelini ödemek kaydı ile kişiden taşınmazı almaktadır.

Kamulaştırma yapmadan fiili olarak ve hukuki kısıtlamalar ile de devlet kimi zaman bedelini ödemeden taşınmazı kullanmakta yada kullanmasını kısıtlamaktadır.Bu anlamda taşınmaz sahibinin kısıtlamadan kaynaklı hakları doğmaktadır. Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma uygulama olarak son dönem Yargıtay genel kurul kararı ile aynı anlamlara gelen ve uygulamada da benzer sonuçların dava yolu ile elde edilmesi sonucunu doğurmaktadır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 tarih ve 2010/5-662 E. ve 2010/651 K.sayılı kararında “Uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu her türlü izahtan varestedir. Bu itibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır.” denilmiştir. Uygulamada taşınmazlar imar planında yol, yeşil alan, park, cami , okul , eğitim alanına ayrılmakta üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu taşınmazlar ile ilgili olarak kamulaştırmaya yetkili ilgili( belediye, il özel idaresi vs ) gerekli işlemleri yapmayarak suskun kalmaktadır. Taşınmazın sahibi ise söz konusu taşınmazının kamulaştırılacağı beklentisi ile ve diğer kişiler ise imar durumu sebebi ile söz konusu yer ile ilgili olarak plan ve değerlendirme yapmamaktadır. Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 22.03.2011 tarih ve 2010/17128 E. ve 2011/5077 K. Sayılı kararında da yukarıda hükme paralel olarak “imar planında yol ve park alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı imar kanununun 10.maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı belediyelerce ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedeli ödenmelidir”.denilmiştir. Vatandaşın sahip olduğu taşınmazın kesinleşen imar planına göre yol ve park alanı olarak hukuken ve fiilen kamu hizmetine ayrılmıştır. İmar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen bu taşınmaz davalı belediyelerce fiilen yol ve park haline getirilmemiş ve kamulaştırılmamıştır. Uzun yıllar imar planında park alanı olarak gösterilerek tarafın mülkiyet hakkından doğan kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma gibi hakları engellenerek kısıtlanmıştır.

Sayfalar: 1 2