Kıdem Tazminatı ve Hesaplanması

I.Kıdem tazminatı………………………………………………………………..2
1. Kıdem tazminatı kavramı……………………………………………………2
2. Kıdem tazminatının koşulları…………………………………………………4
a) İş kanunu kapsamına giren bir işçi olmak……………………………………4
b)En az bir yıllık kıdem süresi…………………………………………………..5
a) İş akdinin belirli nedenlerle sona ermesi……………………………….6
aa) İşveren tarafından İK 25/II dışında fesih………………………….6
bb) İşçi tarafından İK 24 uyarınca fesih………………………………7
cc) Muvazzaf askerlik nedeni ile fesih………………………………….8
dd) Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan Yaşlılık, emeklilik veya malüllük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla fesih……………………………………………………………..9
ee) Kadın işçinin evlenme nedeniyle sözleşmeyi feshi………………11
ff) İşçinin ölümü…………………………………………………………12
c) Askerlik , emeklilik ve evlilikte başvurulacak fesih türü ………………12
3. İşçinin kıdemi ………………………………………………………………13
a) Kıdem süresinin başlangıç ve sonu…………………………………..13
b) Kıdem süresinin niteliği ve askı sürelerinin kıdeme etkisi………13
c) Mevsimlik işte çalışan işçinin kıdemi ……………………………14
d) Kısmi süreli çalışan işçinin kıdemi…………………………………15
e) Aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde devamlı veya fasılalı olarak geçirilen süreler……………………………………………….16
aa) Aynı işverenin aynı veya değişik işyerlerinde geçirilen çalışma…………………………………………………………………16
bb) Feshe rağmen aralıksız çalışma, Önceki çalışma nedeniyle kıdem tazminatı ödenmiş olması…………………………………….16
cc) Önceki çalışmanın kıdem tazminatına hak kazandırmayan bir nedenle sona ermesi………………………………………………….17
f) İşverenin değişmesinin( işyeri devri) kıdeme etkisi……………17
g) Değişik kamu kuruluşlarında geçen süreler ve bu sürelerin işçilik , sözleşmeli personel ve memurluk olması hali………………………18
h) Borçlanılan muvazzaf askerlik süresi……………………………18
4. Kıdem Tazminatının hesaplanması ………………………………………19
a) Kıdem tazminatının miktarı………………………………………19
b) Kıdem tazminatında esas alınacak ücret……………………….20
c) Kıdem tazminatının tavanı………………………………………21
5. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi……………………………23
a) Kıdem tazminatında gecikme faizi………………………………23
b) Kıdem tazminatında zamanaşımı……………………….………..23

6. Kıdem tazminatı fonu ………………………………………………………24

7. İbraname ……………………………………………………………………24

SONUÇ…………………………………………………………………………..25

KIDEM TAZMİNATI VE HESAPLANMASI
I. Kıdem tazminatı
1.Kıdem tazminatı kavramı
Kıdem tazminatı , işçinin uzun süre bir işyerinde veya işverenin buyruğunda ya da belirli bir meslekte harcadığı işgücü karşılığı olup böyle bir paranın işyerinden ayrılırken kendisine , ölümü halinde de mirasçılarına verilmesi her şeyden önce hakkaniyet gereğidir .Kıdem tazminatı iş akdinin sona erdiği her durumda değil yasada belirtilen hallerde ve belirli bir kıdeme sahip olan işçilere , kıdemleri oranında ve son ücretleri dikkate alınarak ödenir .

EİK m. 14:KIDEM TAZMİNATI başlığında aşağıdaki hükümleri yer almaktadır.
(Değişik fıkra: 29/07/1983 – 2869/3 md.) Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.
5. (Ek bent: 25/08/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle,
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/07/1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/07/1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır. İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla olamaz.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
(Değişik fıkra: 29/07/1983 – 2869/3 md.) 13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26 ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Bu maddede belirtilen kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
(Değişik fıkra: 10/12/1982 – 2762/1 md.) Ancak, toplu sözleşmelerle ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm ve toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydiyle Devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya %50 hisseden fazlası Devlete ait bir bankada veya bir kurumda işveren tarafından kıdem tazminatı ile ilgili bir fon tesis edilir.
(Değişik fıkra: 17/10/1980 – 2320/1 md.) Fon tesisi ile ilgili hususlar kanunla düzenlenir.

Kıdem tazminatının düzenlendiği hüküm kanun metnine ulaşmada hukukçu olmayan kişilerde yanılgıya veyahut metne ulaşma konusunda sıkıntı yaratacak niteliktedir EİK 14 . maddesi hariç tüm maddelerinin mülga olması ve yürürlükteki İK’ nında Kıdem tazminatı hakkında bir açıklayıcı ve gönderme metninin olmayışı hukuk yapma tekniği açısından eleştirilebilir bir haldedir.

Kıdem tazminatının hukuki niteliği konusunda iş hukuku öğretisinde bir görüş birliği mevcut değildir.Kıdem tazminatı olarak belirtilen bu kavramı açıklama üzere öğretide kimisi bunun ileriye bırakılmış ücret, tazminat ve ikramiye,siğorta olduğu gibi görüşler yanında işçinin işyerine bağlılığının karşılığı oluşturduğu yada işsizlik sigortası niteliğinde yahut iş güvencesini sağlayan bir hukuki kurum niteliği taşıdığını görüşleri sürülmüştür.Bunlardan hiçbirisine girmeyip kıdem dolayısı ile ödenen tazminatın yukarda belirtilen görüşlerden hiç birisisiyle açıklanamayan kendine özgü bir hukuki kurum olduğu da ileri sürülmüştür .Kanımca da yukarıdaki özelliklerin tamamını içeren ve amaçları bu olan kendine özgü bir hukuki niteliğe sahiptir.

1475 sayılı EİK 14. maddesine mutlak emredici nitelik kazandıran EİK m. 98 D fıkrası benzeri bir düzenleme 4857 sayılı kanunda olmaması ve madde 98 D fıkrası ise mülga olması karşısında kıdem tazminatı ile ilgili hükmün mutlak emredici niteliği ortadan kalmış ve nispi emredici niteli kazanmış olup kıdem tazminatı ile ilgili kamu düzeninden kaynaklı olan mutlak emredici hükümler harici örneğin kıdem tazminatında üst sınır gibi işçi lehine düzenlemeler yapılabilecektir .

Kıdem tazminatı işveren çevrelerince eleştirilmiş ve bu hakkın ortadan kaldırılmasına varan iddialar ileri sürülmüştür.İş sözleşmesinin taraflarının karşılıklı olması ilkesine aykırı olduğu , işverenlerce sık sık işçi çıkartılmasına ve sonuçta istikrarsızlığa yol açtığı ileri sürülmüştür. Bu sebeplerle kıdem tazminatı günümüze kadar çok sık değişikliğe uğramıştır .Günümüzde de kıdem tazminatının kaldırılması konusunda görüşler ve çalışmalar hala sürmektedir.

Sayfalar: 1 2 3 4 5