GİRİŞ ………………………………………………………………………………………….2

TİCARİ DAVALAR …………………………………………………………………..……..2
I) Genel olarak……………………………………………………………………………….…2

II)Ticaret mahkemeleri……………………………………………………………….…………2
a-.Genel olarak……..………………………………………………………………….………2
b-Ticari davalar …………………………………………………………………….………….3

A-Mutlak ticari davalar…………………………………………………………….……….….3
a- TTK 4/1, 1-6 bentlerinde gösterilen hususlardan doğan davalar………………..….…..3

b- Özel kanun hükümleri gereğince mutlak Ticari sayılan davalar……………………. ……7

B-Bir ticari işletmeyi ilgilendiren havale , vedia ve telif haklarına ilişkin davalar…… ……8

C-Nispi Ticari Davalar (her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan davalar)…..…….9

III-Ticaret mahkemeleri ile Asliye hukuk Mahkemeleri-Sulh hukuk Mahkemeleri arasındaki. Yetki, görev ve iş bölümü ilişkisi ………………………………………………………..…..9

a- Görev açısından değerlendirme…………………………………………………..………10
b- İş bölümü açısından değerlendirme ………………………………………………..…….10
aa)İş bölümü itirazının reddi………………………………………………..…..…..10
bb)İşbölümü itirazının kabulü (gönderme kararı)……………………………..….…10

c- Yetki açısından değerlendirme………………………………………..…………………..11

IV- Ticaret Mahkemeleri ile denizcilik İhtisas Mahkemeleri, Fikri ve Sinai Haklar Mahkemeleri, Tüketici Mahkemeleri Arasındaki İlişki ……………………………………11

a-Denizcilik ihtisas mahkemeleri :……………………………………………………………11
b- Tüketici mahkemeleri :…………………………………………………………………….12
c- Fikri ve sinai haklar mahkemesi :…………………………………………………………13

V- Ticari Davalarda Deliller ……………………………………………………………..….14

VI-Ticari davalarda Yargılama Usulü …………………………………………………….…15

SONUÇ………..……………………………………………………………………………..15

 

KAYNAKÇA……………………………………..……………………………………..…16

 

TİCARİ DAVALAR *

GİRİŞ

Bu çalışmamızda ticari davalar nelerdir. Ticari davalardaki ayrımlar bu konuda uygulamada çıkan sıkıntıları Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendirerek çalışmaya açıklık getirmeye çalışılacaktır. Ayrıca tasarı ile kanunun maddelerinin mevcut hali arasındaki farklılıklara yer vererek, değişiklik tekliflerinin bu manada yeni uygulama açısından ne getirdiği de değerlendirilmiş olacaktır. Ticari davalar anlatılırken yer yer bu konu ile ilgili kavramlara da yüzeysel olarak tanım vererek açıklanacaktır.

Ticaretin geliştiği günümüzde ticari davaların oluşması çok normaldir. Bu durum karşısında bu davaları inceleyecek uzman mahkemelerin yani ticaret mahkemelerinin oluşması zorunluluk olmuştur. Ticari davalar Türk ticaret kanununda ve kimi kanunlarda belirtilmiş olsa da uygulamada kimi zaman olayın ticari davaya konu veren bir olay olup olmadığı da karşımıza çıkmakta bu konuda uygulayıcıların, davanın tarafları olan kişi ve olayı çözecek mahkemenin de değerlendirmesi gereken bir durumla karşılaşılmaktadır. İncelemede ticari davaları irdelenecektir. Ayrıca ticari davaların hangi mahkemelerin görev alanına girdiğini mahkemeler arasında görev ve işbölümü ayrımı ile bu ayrım sonucu doğacak olan hukuki ilişkiyi incelenecektir.

TİCARİ DAVALAR

I-) Genel olarak
Bir davanın ticari olması iki sonuç doğurabilir. İlk olarak bu davaya ticaret mahkemesi olarak iş gören özel mahkemede bakılması gerekir. İkinci olarak ta özel muhakeme usulü kurallarının uygulanması söz konusu olabilir. Ticari davalara varsa o yerdeki ticaret mahkemesi bakacaktır. Ticaret mahkemesi yok ise o zaman Asliye hukuk mahkemesinde de ticari dava açılabilecektir. Tabiî ki miktarla ilgili sınırlama da göz önünde bulundurulmalıdır. Ticaret hukukun da ticari davalara uygulanacak özel bir usul öngörülmemiştir (TTK. m. 4 son) .

II-) Ticaret mahkemeleri

a-Genel olarak
Ticari hayatın gereklerine olan sürat ve güvenlik ihtiyacı , bu alandaki uyuşmazlıkların uzman kişiler tarafından özel usullerle çözülmesini zorunlu kılmıştır.Ortaçağ da fuar mahkemeleri ve loncalar içinden teşekkül eden mesleki mahkemeler kurulmuştur .Bu mahkemeler hukuk siteminin dışında ayrı bir sistem oluşturmaktaydı.Bu tür mahkemeler zamanla kaldırılmıştır .
Kimi ülkelerde mahkemelerin üyelerinin niteliği farklıdır. Hâkimler tacirler arasından oluşturulmuştur . Türkiye de 19. yüzyılın başlarında tacirler arası uyuşmazlıklar muteber tüccarlardan kurulan ve gümrük emini’nin başkanlığı altında olan özel heyetler tarafından halledilmiştir. Daha sonra ise ticaret nazırı’nın başkanlığı altında bir araya gelen “meclis-i ticaret ” bu konudaki işlere bakmıştır. Fransız ticaret kanunundan 1850 yılında alınan kanunname-i Ticaret yürürlüğe konduktan sonra 1860 yılında Fransız sisteminden esinlenerek Ticaret mahkemeleri kuruldu. İki devamlı ve dört geçici üyeden kurulmakta başkan ve devamlı üyeler ticaret bakanlığının teklifi ile padişah tarafından tayin edilmekte. Geçici üyeler ise mahallinde ikamet eden ve hüsnü hal ile maruf ve hüsnü idare ile tasarruf erbabından olan en kadim ve muteberane tüccardan mürekkep ” bir meclis tarafından seçilirdi. Günümüzde ise Ticaret mahkemeleri asliye hukuk mahkemelerinin birer dairesi olarak kurulmaktadır. Asliye Ticaret mahkemeleri mesleki hâkimlerden teşekkül eden bir başkan ve iki üyeli mahkemelerdir. Asliye hukuk mahkemeleri ve sulh hukuk mahkemeleri de ticari davalara bakmakla görevli mahkemelerdir. Bu mahkemeler ise tek hakimden oluşan mahkemelerdir.

Sayfalar: 1 2 3 4